Dinozorların Yokoluşu Konusunda Geçerliliğini Koruyan En Büyük Sav

Bu konuda ortaya atılan varsayımları iki gruba ayırmak mümkün. Katastrofistler, yokoluşun büyük ve ani bir felaket sonucu gerçekleştiğini savunuyor. Kademecilerse yokoluşun, büyük bir felaketin üzerine eklenen bazı faktörlerle kademeli olarak gerçekleştiğini düşünüyor. Dinozorların ortadan kalktığı dönemde aynı zamanda denizel organizmaların çoğunun da ortadan kalktığını akılda tutmak gerekiyor. Yokoluşta biyotik ve fiziksel etkenler de rol oynadı. Biyotik etkenler arasında en çok kabul görenler, omurga yapısına bağlı sıkıntılar, yumurta kabuk inceliğini etkileyen hormonlar, eşeysel ilgi azlığı, bir çeşit körlüğün ortaya çıkması, günümüz kala-azar hastalığına benzeyen ve sineklerle bulaşan bir hastalığın yayıldığı büyük ve ani bir salgın, etçil türlerin baskınlığının artması, bitkilerde ortaya çıkan farklılıklar ve buna Dinosaurebağlı mineral azlığı. Ünlü asteroit çarpması varsayımının da dahil olduğu fiziksel etkenlerse sıcaklık değişimleri, gaz konsentrasyonlarındaki dalgalanmalara, volkanik patlamalar, denizlerin büyük oranda çekilmesi, iklim değişikliği, uranyum fazlalığı, iyonik radyasyon, toz miktarının aşırı artması. Bunlar şimdilik birer varsayım ve hiçbiri henüz kuram aşamasına ulaşacak kadar kanıt elde edememiş. Ancak içlerinde en çok kabul göreni, asteroit çarpmasıyla başlayan ve denizlerin çekilmesiyle ilerleyen ve sonuçta aşırı volkanik faaliyetlerle son bulan bir süreci tanımlayan birleşik varsayım.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.